Melis ve Cenk

Babalarının ortaklıkları sayesinde tanıştıkları ve yine babalarının ortaklıkları sebebiyle ayrılmak zorunda kalan iki eski evli gencin ayrılık sonrası hikâyeleri hakkında.

(MUTFAK)

Su almak için mutfağa girer ve Melis’i masada bir şeyler yerken görür.  

MELİS

İyi akşamlar

Arada bir birbirlerini yeterince tanımayan iki resmi insan gibi

davranmaktan hoşlanırlar.

CENK

Meloş hanım, size de iyi akşamlar.

MELİS

Siz’li biz’liyiz ama adım da Meloş bu arada.

Konuşmalar, biri yemeğine doğru bakarak, diğeri de dolapta bardak ararken geçer.

                                                                                                              CENK

                                                                                                              İyi gördüm sizi yine.

                                                                                                              MELİS

                                                                                                              Neden öyle gördünüz acaba.

                                                                                                              CENK

                                                                                                              En sevdiğiniz yemeğe kavuşmuşsunuz.

                                                                                                              MELİS

                                                                                                              Evet. Dolma. Annem yapmış.

                                                                                                              CENK

                               Biliyorum. Siz yapabilseydiniz boşanmazdık

belki de.                                               

Yutkunma arasında kafasını yemekten kaldırmadan…   

MELİS

                                                                                                              Ben de sizi iyi gördüm Cenk Bey.

                                                                                                              CENK

Yerken kafanızı kaldırmadığınıza göre dolmadan daha iyi görünmediğim kesin.

İki yıl önceki durumlarına göre onların bu atışmaları artık

hiçbir şiddetli tartışmanın başlığı olmayacaktır.

Ayrı geçirdikleri zaman içinde kendileri hakkında en iyi anladıkları şey,

aslında ikisinin de herkes tarafından çok sevilen,

ancak çok da birbirleri için yaratılmış tipler olmadıklarıdır.                                                                                                                                                                                        

MELİS

Yediğim şeyi seyretmek âdetimdir.

CENK

Afiyet olsun sana. Bu saat de tam yemek saatidir zaten. Özellikle diyettekiler için.

Ayfer teyze  “Bizim mutfakta hiçbir şey ziyan olmaz”, derken seni kastediyordu sanırım.

MELİS                  

Annemin her söylediği seni bu kadar ilgilendirmese iyi olur.

Ayfer (Melis’in annesi) o sırada elinde birkaç tabakla içeri girer ve Cenk’i mutfak

tezgâhının üstünde bulduğu bisküvileri yerken görür.

AYFER

Oğlum açsan bir şeyler hazırlayayım. Bırak o bisküviyi şimdi. Dolma var. Seversin. Sağlıklı beslen bence.

MELİS

                                                                                                              Merak etme anne. Cenk çok iyi beslenir.

Ayfer merakla Cenk’e döner.                                                   

 AYFER

                                                                                                              Aferin benim oğluma. Ne yiyorsun bakalım.

Melis yemeği bitirmiş. Bulaşıkları mutfak tezgâhına bırakıp çıkarken

MELİS

                                                                                                              Beynimi.

O sırada Cemal Bey Melis’in babası) içeri girerken Melis’in

mutfaktan hızlıca çıktığımı görür.

                                                                                                              CEMAL

Arabayı da böyle kullanıyor bu. Altına ray döşemişler gibi.

Sonra yavaşça mutfak masasına oturup Cenk’e döndü.

                                                                                                              Farkında değiliz sanma oğlum. Biz babanızla

sorunumuzu hallettik ama sizi kaybettik bu arada. Sizi bu işe karıştırmamamız gerekirdi ama biz bazı şeyleri fark ettiğimizde zaten iş işten geçmiş oldu.

CENK

Bugün atıştık biraz yine Cemal amca. Biri ile birlikteyim sanıyor. Ben zaten ayrılığı istiyormuşum. Bu durumu mazeret etmişim sanıyor. Aslında artık buraya gelmem bana pek de doğruymuş gibi de gelmiyor. Belki de biraz uzak kalmalıyız.

CEMAL

Aynı şirkette çalışıyorsunuz. Burada görüşmeseniz bile şirkette görüşeceksiniz zaten. 

AYFER

Bence Cenk haklı Cemal.  En azından daha az karşılaşmış olurlar.

CEMAL

Kaynanalık etme Ayfer. Ne diyelim şimdi adama . Kızım seni evde istemiyor. Artık gelme falan mı? Ayrıca Cenk benim elemanım değil. Müdürüm. Başka bir yolu mutlaka vardır.

O sırada mutfakta arkalarında dikilmiş, onları dinleyen Melis’i fark etti Ayfer.

                                                                                                              AYFER

                                                                                                              Kızım niye dikiliyorsun orada el yabancı gibi.

Otursana yanımıza.

MELİS

Yok anne. Siz ailece sohbet ediyorsunuz ya,  gelin de biraz uzakta dursun, değil mi?

CENK

Kusura bakmazsanız ben kasırgaya kalamayacağım. İzninizi rica etsem!

Çantasını alıp kapıya doğru yürürken Melis mutfaktan seslendi.

MELİS

Cenk bey sabah geçerken beni de alır mısın?

Bu sefer sesinin tonundaki samimiyet ve nezaket kapıdaki

herkesin yüzüne bir şaşkınlık ifadesi olarak yansımıştı.

Cenk yeniden mutfağa döndü. Melis’in yüzüne tebessüm ederek…

CENK

                                                                                                              Tabii ki Melis Hanım. Altı iyi mi?

MELİS

İsterseniz beş’te gelin Cenk Bey. Geçerken imamı da uyandıralım. Ezan vaktini kaçırmasın?                                                                                   

(CENK EVDE)

Cenk içeri girdiğinde evi her zamankinden daha sessiz bulur. Yavaşça ve merakla salona doğru yürür ve anne ve babasını koltukta, pencereye dönük,  başları birbirlerine dayanmış halde bulur. Telaşla yanlarına doğru sessizce ve korkuyla yaklaşır.  Babası, annesi ile baş başa durdukları yerden gözlerini yavaşça Cenk’e çevirip, ağır bir ses tonu ile,

AKİF

                                                                                                              Bizi öldü sandı herhalde Nermin.

                                                                                                              NERMİN

                                                                                                              Hoş geldin oğlum.

                                                                                                              AKİF

Pek de hoş gelemedi Nermin. Çocuk az önce korkudan ruhunu teslim ediyordu.

Korkma oğlum sen. Zaten ölüm de başka türlü bir romantizm.

Nermin koltuktan yavaşça doğrulurken,

NERMİN

Bu yüzden mi yabancı filmlerde tabutların yanına mum koyuyorlar?

CENK

Baba sabah toplantıya bekliyorduk seni.

Gelmedin. Aradım, açmadın da. Cemal amca

biraz sinirlendi.

Akif yerinden biraz doğrulmaya başlayarak.

AKİF

Bu konuyu annenle konuşman gerekecek

oğlum.

CENK

Neden içişlerine bağlanıyoruz, sıkıyönetim mi ilan edildi?

NERMİN

Baban artık şirkette çalışmayacak Cenk.

CENK

Evet, resmi açıklama da geldi.                   

NERMİN

O şirket senin doğduğun yıl kuruldu ve tam otuz dört senedir de çalışıyor. Artık şirketteki her işi başarı ile halledebildiğini gördükten sonra o şirkette babana pek fazla gerek kalmadığını gördük. Biliyorsun biz artık yaşlanıyoruz ve kendimize ayıracak daha fazla zamana ihtiyacımız var. Ayrıca bundan daha ilginç bir haberimiz var sana Cenk.

CENK

Köydeki eve mi taşınıyorsunuz?

NERMİN

Hayır oğlum. Biz bu evi seviyoruz. Sen

taşınıyorsun artık. Ama endişelenme yalnız olmayacaksın. Kardeşin de seninle olacak.

CENK

23 haziranda bir tane daha toplantıları vart . annem bir haftalıoüğına gidecek. Kuznleri ile toplanmaya gidecek annem le babam annemle babam oraya gideceklermiş

Kuzenler toplantısında annenle bababın ne ilişikisi var. Onlar akraba mı .

Eşleri ile geliyorlar sonuçta

biliyorsum. Biliyorsum. Onla akraba ydı biliyordum sen…

aslında çouklarını da birlikte götürüyorlar ben geçen sene gittiğimizde hastalanmıştım. Anlattım ya daha ilk günden grip oldum tatilden hiçbirşey anlamsım otelin odasından çıkamasım çünükü

evet hatırladım şimdi

yatak döşek tyatmıştım yanşi bir daha öçyle bir şey yaşarım diye korkudan gidemiyrum

yani evet burada bir hafta boyunca tatil yaparsın sen de

benim için tatil anlamış şu annemle babamın olmadığı çöplük bie tatil benimi için

o zaman sen bir hafta kadar evden çıkanayacakrssn sonuçta mertle ilgilenmen gerekir

yok emoşun kızı Hatice o kalacakmış

ne güzel biz de bir hata boyunca kamp yapacazı demekki

yani

senin çadırı alıp şileye gideceğiz oarada bir haftalık bir yer bulacağız sürüne sürüne yaşayacapuz

eyehen

çok iyi fikir

bunu yapalaım

çılgın bir organizasyon

kesinlikle

ulan hiç yemek yiyesim yoktu

ne yoktu

aç falan değildim yani

şımarıklıktan yedim – geldim mutfağa gireyim dedim ondan sonra malum eve girindce mutfak yanda olunca insanın önce mutfağa giresi geliyor

evet evet

yaşarken salonda falan girmeden bir uğrayayaım değidin bir yer yani . kapıdan içeri girerken tolun üstünde olduğu için çıkarken de yolun üstünde

e- yani

çıkarken de yiyorsun – aaa çıkıyorsu ama mutfak varmış sağda

neyse girdim – ocağın üstünde koca bir tencere gördüm allan alaah dedim bunun içinde ne var

diyetteydin – tencere bitmiş

bir baktım aman yarabbi bir de ne dolması gördüm biber dolmasımış- ki ben biber dolmasını çok severim – bir de bulguru çok serevim biliyorsun

Yorum bırakın