İnsan nasıl yapılır?

Bir insan yavrusu, hayatı boyunca öğrencisi olarak kalacağı bir dünyada, öğrenci olma gerekliliklerini, hayat boyu öğrenme ve öğrendiklerini uygulama alışkanlığına dönüştürmek için programlanmaya başlanmış bir insan hazırlığı olduğunu bilmelidir. Öğrencilikte çıraklık, kalfalık ve ustalık süreçleri vardır. Hayat, hepimiz için doğumumuzun ilk saatlerinden itibaren, öncelikle henüz neyi, neden öğrendiğini bilmediği “çırak öğrenci dönemi”, bilgi birikimlerinin ve uygulamalarının kişilik oluşumundaki etkilerini yansıtan, anaokulundan üniversiteye kadar sürecek “kalfa öğrenci dönemi”, ve belki de hayatının sonuna kadar sürmesi planlanan, eğitim doğruları kanıtlanmış, “usta öğrenci dönemi” ile devam eder.Eğitim için en önemli kesit, ilköğretim olarak bilinir. Bu dönemle birlikte, öğrenci adayların aileden aldıkları olumlu ve olumsuz etkilerin ayrıştırılması günleri başlamıştır. Pek çok aile, iyi yetiştirdiklerini düşündükleri çocuklarının sosyal olarak düzeltilmesi ihtiyacını hissetmezler. Kendi çocuklarının, bütünün genel gerçeklerine uyum sağlama zorunluluğuna bile karşı çıkarlar. Saldırgan çocuklar için “biraz hırçın”, yalancı çocuklar için “ hayal dünyası geniş”, tembel çocuklar için “aslında çok zeki, ama çalışmıyor ”gibi pedagog özentili ebeveynler ile karşılaşırsınız. Çocuklar, davranış modelleri ve sonuçlarını çok çabuk eşleştirirler. Eğer bir çocuk şiddet ve yalan yoluyla elde etmek istediği şeyi almışsa, bu, o çocukta ilk seferden itibaren kişilik özelliğine dönüşür. İnsanlardan, tıpkı topraklar gibi, iklimlerine uymayan meyveleri bekleyemezsiniz. Doğa, çok iyi elma yetişebilecek bir toprak türünde, muz yetişmesine izin vermez. Tıpkı doğa gibi, insan toprağı da ancak onun kendi değerine göre ürünler ortaya çıkarabilecektir. Bu konuda, meslek önemi açısından sıra başı çalışma alanı olan rehber anaokulu öğretmenliği önemi tartışılmaz. Ancak ondan önce üzerinde çalışılması zorunlu diğer bir gereklilik de ebeveynlerin eğitimidir. Onlar bu meslek dalına her çocuk için ayrı öğretme yöntemi sunarlar. Bildiğiniz ya da bilmediğiniz karakter tiplerinin hepsi için ayrı ayrı çalışıp, her çocuğun bir diğerine bütünüyle bağlılığını hissettirmeden, ay zamanda da kendi özel alanlarını korumaya yönlendirirler. Aslında hayalini kurduğumuz demokrasi türü için kendilerine uygun yaptırımlar teklif ederler. Tıpkı bir meslek eğitimdeki gibi, ilköğretimin ilk yılındaki bir çocuğa “öğrenci” unvanı vermek, onu, eğitimini yeterince edinmediği bir meslek üyesi olarak görmek gibi olur.

Yorum bırakın