Sorunlarıma yardım ararken aklımı kullanmak hiç aklıma gelmemişti. Her türlü sorun karşısında her zaman, benimki dışındaki her türlü aklı, üst akıl olarak dinlemiş ve değer vermiştim. Ancak onlar sadece kendi yaşam biçimlerine uyan akıllar vermişlerdi. Meğer en iyi akıl, herkesin kendisindeki imiş. Yıllar sonra, belki de bir gençlik döneminin sonunda düşünmeyi başarabildiğim bu özelliğim, sonraki yıllarda yanımdan hiç ayırmadığım tek danışmanım oldu. Tabiki onun her dediğini yapmadım. Çünkü onun da iyi bir espri anlayışı varmış. Her söylediğini yapıp geriye döndüğümde her şeyin daha da berbat olduğunu görüp ona hesap sorduğumda ise,
“Ben şaka yapıyordum. Sen o söylediğimi ciddiye mi aldın.” demişti bir gün.
Her birey iyi veya kötü her türlü sonuca kendi akıl yordamı ile gelir. Size arkadaş bir akıl ile mutlu iseniz, yola devam edersiniz;. değilseniz, o yola girdiğiniz yere kadar geriye dönmeniz gerekecektir. Tıpkı bir yolda kaybolduğunuzu anladığınız andan itibaren kaybolma noktasına geri dönme çabanız gibi sizde kendinize “Herşey nasıl başlamıştı?” sorusunu sormalısınız.
