Biz çocukken babamız çalışır; annemiz de bize bakardı. Her şeyimiz annemizdi. Babadan istenecek bir şey önce anneye sorulur, o da eğer uygun bulursa teklifi karar mercii olan babaya iletirdi. Baba düşünür; genelde de “Olmaz.” ,derdi zaten. Anne eğer bu teklifin kendisi içinde yararlı olacağını düşünürse bir süre sonra konuyu babaya yeniden açar; ancak bu kez daha güçlü savlar ortaya koymak üzere yetkili merciinin önün daha hazırlıklı çıkardı. Tıpkı hakim karşınında bir avukat gibi önce iddia oluşturur, sonra da kanıtları sunardı. En sonunda da hakime bu teklifin hukuksal olarak devlete de yarayacağını isparlayabilirse bu karar kanuna dönüşür ve yürülüğe girerek aile içinde çalışmaya başlardı.
Zaman geçti, anneler de çalışmaya başladı. Karar mercii yetkileri ikiye bölünmeye başladı. Artık annesinin de parası vardı ve dışarı çıkmak için babadan izin almasına eskisi kadar gerek kalmamaya başladı. Babasından almasını istediği şeyleri almaya, ve götürmesini istediğimiz yerlere götürebilmeye başladı. Baba, evdeki iki başlı sistemi hazmetmekte biraz güçlü çekse de, kendisine ekonomik olarak daha az ihtiyaç duyulması onu biraz rahatlattı. Ancak evdeki eski otoritesi zaman içinde çözülmeye başladı. Krallık devrilmeye başlamış; halk artık yeni çözümler edinmeye başlamış, özgürlüklerini destekleyen bir muhalefet partisi ortaya çıkmıştı. Çalışan anne ile evdeki ekonomik imkanlar artmış, ancak kafa karıştıran bir iki başlılık sistemi ortaya çıkmıştı. Baba zaman zaman eski günlerini özlüyor o günlerdeki hakimiyetini geri kazanmak istiyor; arada bir ortalıkta bağırıryor; eski gücünü hala koruduğunu ispatlamaya çalışıyor, ama artık tahtının sallandığını da biliyordu. Çünkü anne sadece bir muhalefet lideri olmaktan çıkmış ve iktidarın bir parçası olmaya başlamıştı. Sonunda bir gün baba son kozunu oynayıp evden ayrılıyor, ve halk artık özgürleştiğini düşünerek muhalefet ile bağlarını güçlendirmeye başlıyordu ama halk artık evde yeni bir kırallık kurulmaması için muhalefeti sürekli kontrol altında tutmaya çalışıyor onu özgürlüklerinin halkın çıkarları ile sınırlı olduğuna inandırmaya çalışıyor.
Artık babadan arkadaşlarla bir akşam bir doğum günü eğlencesi için haftalar öncesinden izin almaya uğraşmaya bir gelek kalmadı. Gittiğin yerden biraz biraz geç kaldı diye azarlanmıyordu da. Birbirlerinden haberleri olmadığı için ikisinden de ayrıca harçlık almaya başlamıştı. ayrıldığı için yakın akrabalarından aldığı harçlık da artmıştı.
